Kadıköy, İstanbul+90 216 266 36 36info@verdahukuk.comEnglish

İnternette Kalbimiz Kadar Temiz, Yeni Bir Sayfa Açmak Mümkün Mü??

Hatırlamak, hatırlanmak isteriz hepimiz. Oysa hatırlamak, hatırlanmak kadar unutmaya, unutulmaya da ihtiyacımız var.

‘Şahsiyet’ dizisindeki rolüyle 47. Uluslararası Emmy Ödülleri'nde en iyi erkek oyuncu ödülünü kazanan Haluk Bilginer’in hayat verdiği Agâh Beyoğlu “Ne güzel olurdu değil mi? Yanlış bildiğimiz her şeyi unutsak ve sadece doğrular kalsa” diyordu. Her şeyi unutmak..

Günümüzde sadece bizim unutmamız yeterli olmuyor yanlış bilinenleri ya da doğru olsa da bilinmesini istemediğimiz şeyleri silmeye, yok etmeye. Bilerek veya bilmeyerek internette, özellikle sosyal ağlarda dijital izler bırakıyoruz. Ya da bilgimiz dâhilinde veya bilgimiz olmadan bir haberin çeşitli şekillerde süjesi olabiliyoruz. Bu durumda bizle ilgili bir kayda yer verilmemesini isteyerek herkes tarafından unutulmak mümkün olabilir mi? Bu sorunun cevabı “Unutulma Hakkı“ kapsamında çoğunlukla evet olmakla birlikte, unutulma hakkı da tıpkı diğer haklar gibi mutlak olmayıp yasal düzenlemelerle sınırlanmıştır.

"Unutulma hakkı", kısaca kişi ve kurumların internette kendi adlarıyla arama yapıldığında derlenen sonuçlar arasında kendileriyle ilgili bilgi, fotoğraf, belge gibi verilerin silinmesini isteme hakkıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında unutulma hakkına ilişkin açık bir hükme yer verilmemişse de yorum metodu ile unutulma hakkının varlığından söz etmek mümkündür.24.03.2016 tarihli ve 29677 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununda ve 04.05.2007 tarihli ve 26530 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanundaki hükümler ise unutulma hakkına ilişkin doğrudan düzenlenme niteliğinde değildir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesinin bazı kararlarında unutulma hakkının evrensel bir hak olduğu ve her bireyin bu hakka haiz olduğu belirtilerek, unutulma hakkına daha kapsamlı olarak yer verilmiştir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679 Sayılı kararında unutulma hakkı aşağıdaki şekilde açıklanmıştır:

"...Unutulma hakkına gelince; unutulma hakkı ve bununla ilişkili olan gerektiği ölçüde ve en kısa süreliğine kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır.

Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı olarak ifade edilebilir..."

31 Temmuz 2020 tarihli ve 7253 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan,1 Ekim 2020 tarihinde yürürlüğe giren Kanunda yapılan değişiklikle, unutulma hakkına doğrudan olmasa da, dolaylı olarak yer verilmiştir. Bu düzenleme kapsamında, ‘İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi’ başlığı adı altında 9. Maddeye eklenen 10.Fıkra’da "İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir." şeklindeki düzenleme ile unutulma hakkı terimine yer verilmemişse de unutulma hakkının tanımına uygun olarak kanuna eklenmiştir.

En son konuya ilişkin olarak, kişilerin medya kuruluşlarına ait çeşitli internet sitelerinde yer alan haberlerde geçen ad ve soyadlarının ya da haberlerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri kapsamında silinmesinin talep edildiği başvurulara ilişkin olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı kararı,17.07.2020 tarihinde kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Kurum’a intikal eden ilgili başvurular, Kurul tarafından Unutulma Hakkı kapsamında bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Kurul vermiş olduğu kararda Unutulma Hakkı’nın, çeşitli yargı kararları ve uluslararası kurumların görüşleri doğrultusunda literatürde “bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki bilgilerinin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep edebilmesi” olarak tanımlandığını ifade etmiştir.

Unutulma Hakkı çerçevesinde Kurul ilk olarak, “... Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” şeklindeki Anayasa’nın 20.i maddesi uyarınca kişilere kişisel verilerinin silinmesini talep etme hakkının tanınmakta olduğunu belirtmiştir. İşbu anayasal hükmün yanında ayrıca Unutulma Hakkı’nın yasal dayanaklarına, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11/1(e) bendi ve Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesi de gösterilmiştir.

Türk Hukuku’ndaki mevcut ilgili düzenlemelerin yanında, Kurul tarafından ayrıca Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın internet ortamında yer alan ilgisiz, geçersiz veya güncel olmayan kişisel verilere yönelik bağlantıların bireylerin talebi durumunda arama motorlarından kaldırılmasının zorunlu olduğuna hükmettiği Google-İspanya kararına ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’nde (GDPR) yer alan hükümlere atıfta bulunulmuştur.

Kurul Kararında şu hususlara yer vermiştir:

• Arama motorlarından ad ve soyadı ile yapılan aramalarda kişinin kendisiyle bağlantılı sonuçlara ulaşılmamasını isteme hakkının indeksten çıkarılma talebi olarak nitelendirilmiştir.

• Arama motorları Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 3. maddesindeki tanım çerçevesinde veri sorumlusu olarak kabul edilmiştir. Ayrıca ortaya konulan faaliyetler yine aynı Kanun’un 3. maddesi kapsamında kişisel veri işleme faaliyeti olarak değerlendirilmiştir.

• Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca kişiler söz konusu taleplerini ilk olarak arama motorlarına iletmelilerdir. Veri sorumlusu olarak kabul edilen arama motorlarının kendilerine yapılan talepleri reddetmeleri veya cevap vermemeleri halinde ise kişilerce Kurul’a şikâyette bulunulabilecektir. İlgili kişiler, Kurul’a başvuruda bulunurken aynı zamanda doğrudan yargı yoluna da başvurabilecektir.

Kurul, bu konuya ilişkin taleplerin değerlendirilmesi aşamasında kişilerin temel hak ve özgürlükleri ile kamunun söz konusu bilgiyi edinmesinden sağlayacağı menfaatler arasında bir denge testi yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Peki, kişinin unutulma hakkının kullanılması ile kamu yararı arasındaki denge nasıl sağlanacaktır?

Bu dengenin belirlenmesinde her durumun özelinde değerlendirme yapılması gerekmekle birlikte Mahkeme İçtihatları bu dengenin belirlenmesinde yol gösterici olacaktır. Ülkemizde ve uluslararası alanda konuya ilişkin uyuşmazlıklar artmakta ve neticede çoğalan kararlarla birlikte içtihat oluşmaktadır. Aşağıda yer verilen kararlarda görüleceği üzere Türk Mahkemeleri unutulma hakkına öncelik verirken, Uluslararası Kararlara bakıldığında ise çoğu zaman bilgi alma hakkı unutulma hakkından daha üstün bir hak olarak kabul edilmektedir.

“Cinsel saldırı suçundan hüküm giymiş milli bir güreşçinin unutulma hakkını kullanarak arama motorlarından kendisi ile ilgili tüm haberlerin kaldırılması talebiyle açılan davada Mahkeme ‘Anayasa Mahkemesinin devletin bireye geçmişte yaşadıklarının başkaları tarafından öğrenmesini engelleyerek yeni bir sayfa açma olanağı verme' gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir (Antalya Korkuteli Sulh Ceza Hâkimliği 13 Ağustos 2020 tarihli ve 2020/344 sayılı kararı).”

“Bir ceza hukuku kitabında cinsel taciz mağduru davacının ismine aynen yer verilmesi üzerine, davacının yaşadığı olayın ismiyle birlikte tekrar gündeme gelmesiyle uğradığı zarar sebebiyle uğradığı zararın tazmini sebebiyle açılan davada, YHGK, ’4 yıl önce gerçekleşen bir olayın mağduru olan kişinin adının açık bir şekilde yazılarak kitapta yer alması halinde unutulma hakkının bunun sonucunda da davacının özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini’ kabul etmiştir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (YHGK) 2014/4-56 E. ile 2015/1679 K. sayılı ve 17.06.2015 tarihli kararı)”

“Almanya Yüksek Mahkemesi (Yargıtay), internette unutulma hakkıyla ilgili açılan bir davada ‘kamuoyunun bilgi alma hakkının kişisel verilerin korunması hakkından üstün olduğu’ gerekçesi ile başvuran kişinin “unutulma hakkı” talebini geri çevirmiştir. Mahkeme, hem kamuoyunun bilgi alma hakkının hem de bireylerin kişisel verilerinin korunması hakkının önemli değerler olduğunu, her davada tekrar tekrar hangi özgürlüğün daha ağır bastığına bakılması gerektiğini belirtmiş, ancak kişisel verilerin korunma hakkının önceliği olmadığını kabul ederek, arama motoru Google’ın başvuruda bulunan kişinin, hakkında çıkan haberlerin silinmesi talebini yerine getirmek zorunda olmadığına karar vermiştir.”

Siz unutsanız da arşiv unutmuyor ve dijital izlerimizi silmek her zaman mümkün olmuyor.

***

Verda Hukuk & Danışmanlık Yönetici Avukatı Filiz Tahmaz Rifaioğlu tarafından kaleme alınan bu makale, Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği BEYSAD’ın 123. Sayısında yayımlanmıştır.

https://www.beysad.org.tr/tr/e-dergi

PDF olarak indirin
Unutulma Hakkı