HABERLER & YAYINLAR

I.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı “Hukuk Muhakemeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nda önemli değişiklikler getirilmiştir.

a)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu:

  • 20. maddedeki değişiklik ile birlikte görevsizlik ve yetkisizlik kararının kesin olması halinde taraflara tebliğ edilmesi ve dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinin sunulması için öngörülen iki haftalık sürenin, tebliğden itibaren başlaması açık hükme bağlanmıştır.
  • 28. maddedeki duruşmaların gizli yapılması hallerine “yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin bulunması” hali eklenmiştir. İlgili hüküm gereğince davada taraf olup olmadığına bakılmaksızın, korunmaya değer ve üstün bir yarara sahip kimselerin de duruşmaların gizli olarak yapılmasının talep edebilmesinin önü açılmış, aleniyet ilkesine getirilen istisna genişletilmiştir.
  • 36. maddesde düzenlenen hakimin reddi sebeplerine, hakimin uyuşmazlıkta arabuluculuk ya da uzlaştırmacılık yapmış olması durumu da eklenmiştir.
  • 42. maddenin 2. ve 3. fıkraları çerçevesinde ret sebebi sabit olmasa bile, ret talebini inceleyecek yetkili merciinin bunu muhtemel görmesi kabul için yeterli olacaktır. Ayrıca ret sebepleri hakkında yemin teklif olunamayacaktır.
  • Belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddenin, kısmi eda davasının açılabileceği hallerde tespit davası açılmasına izin veren 3. fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 2. fıkrada da ayrıntılı değişiklik yapılmış olup, buna göre alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda hakim tarafından tahkikat sona ermeden iki haftalık kesin süre verilerek talebin tam ve kesin olarak belirlenmesi düzenleme altına alınmıştır.
  • Davanın geri alınması halleri için uygulamada farklı kararların verilmesi sebebiyle, yeknesaklık sağlanması amacıyla 123. maddeye eklenen ibare ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hüküm altına alınmıştır.
  • Ortaya çıkan karışıklıkların önüne geçilmesi adına, 127. madde uyarınca cevap dilekçesi için ek sürenin, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak üzere verileceği düzenlenmiştir.
  • Bir diğer değişiklik de 140. Maddede yapılmış olup, bu değişiklikle [“sulh ve arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında aydınlatarak teşvik eder”]  hâkime aydınlatma ödevi getirilmiştir.
  • 141. maddedeki değişiklik ile dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ıslah ve karşı tarafın muvafakati hariç iddia ve savunmanın genişletilmesi yasaklanmıştır. Bu doğrultuda, ön inceleme aşamasında duruşmaya gelmeyen taraf aleyhine iddia veya savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi yasağına tanınan istisna kaldırılmış bulunmaktadır.
  • 149. maddedeki değişiklik ile birlikte ses ve görüntü aktarımı yoluyla yapılacak duruşmalar için tarafların rızasının alınması şartı kaldırılmış olup, taraflardan birinin talebi veya mahkeme tarafından resen karar verilmesi yeterli olacaktır.
  • Islah müessesine ilişkin önemli bir değişiklik getirilmiş olup, 177. maddedeki değişiklik ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin uygulamaya son verilmiştir. Bu çerçevede “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
  • 186. maddede öngörülen değişiklik ile birlikte sözlü yargılama için ayrı bir davetiye gönderilmesi uygulaması kaldırılmıştır. Böylece tahkikatın bittiği mahkeme tarafından tefhim edildikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçilecektir. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenecektir.
  • 281. maddeye eklenen düzenleme ile birlikte bilirkişi raporuna beyan süresi için iki haftalık ek süre talep edilebilmesi imkanı getirilmiştir.
  • “Hükmün Tamamlanması” başlıklı 305/A maddesi eklenmiştir. Buna göre taraflar nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içerisinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesi istenebilecektir.
  • 310 ve 314. maddeye eklenen fıkralar uyarınca sulh ve feragatın hükmün verilmesinden sonra yapılması durumunda, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmeyerek karar verilecektir.
  • 341. maddede yapılan değişiklik ile birlikte karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları istinaf yoluna başvurulabilen kararlar arasına eklenmiştir. Bu çerçevede itiraz süreci beklenmeksizin istinaf yoluna gidilebilecektir.
  • 359. maddeye eklenen fıkra ile birlikte Bölge Adliye Mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla, kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilecektir.


b)2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu:

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 78. maddesinde yer verilen ödeme emrindeki müddetin geçmesinden ve borçlu itiraz etmişse itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklının haciz konmasını isteyebileceğine ilişkin düzenlemede değişikliğe gidilerek, UYAP üzerinden bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabileceği hükmü getirilmiştir. Böylece, UYAP sistemi borçlunun hak, mal veya alacağı hakkında detaylı bilgi verecek ve sistem üzerinden haciz talep edilebilecek, ayrıca İcra Dairesi ise tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haciz edebilecektir.

Kanunu’nun 258. maddesinde ihtiyati haciz talebinin reddi kararının gerekçeli olarak verileceği ve bu karara karşı istinaf yoluna gidilebileceği yönünde değişikliğe gidilmiştir. Değişiklikle, yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen tarafın da istinaf yoluna başvurabilmesinin önü açılmış ve bölge adliye mahkemesinin bu kararı öncelikle inceleyerek kesin karar vermesi hükme bağlanmıştır.

c)5684 sayılı Sigortacılık Kanunu:

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na Ek Madde 6 hükmü eklenmiştir. Buna göre, Sigortacılık yapan kurum ve kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağının, sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceği ve maddede belirtilen kişiler de dahil olmak üzere kimseye devredilemeyeceği düzenlenmiştir.

d)6102 sayılı Türk ticaret Kanunu ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun:

  • Türk Ticaret Kanunu’nun 4. / 2. Maddesine getirilen değişiklik ile birlikte ticari davalarda basit yargılama usulünün uygulanmasına ilişkin sınır 100.000 TL’den 500.000 TL’ye çıkarılmıştır.
  • Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a 73/A maddesi eklenmiş olup, bu doğrultuda madde hükmünde belirtilen istisnalar saklı kalmak üzere, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiştir. Arabuluculuk dava şartının istisnalarının kapsamına ise tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar ve kanunun 73/6 ile 74. maddelerinde düzenlenmiş davalar eklenmiş bulunmaktadır.

II.İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN’DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

Milyonlarca kullanıcısı olan sosyal medya şirketlerine bir dizi yükümlülük ve yaptırım içeren düzenlemelerin getirilmesine ilişkin planlamalar son dönemde yoğunlukla tartışılan konulardan biri idi. Bu düzenlemelere yönelik öngörülen yasa teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilmiş ve sosyal medya platformlarına ilişkin söz konusu düzenlemeler 31.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu düzenleme ile Sosyal Ağ Sağlayıcı tanımına yer verilmiş olup, sosyal etkileşim amacıyla kullanıcıların internet ortamında metin, görüntü, ses, konum gibi içerikleri oluşturmalarına, görüntülemelerine veya paylaşmalarına imkân sağlayan gerçek veya tüzel kişiler bu kapsama dahil edilmiştir.

Resmi Gazete’de yayımlanan kanun değişikliği ile Türkiye’de günlük erişimi bir milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcıları aşağıdaki yükümlülüklere tabi olacaklardır:

  • Yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, yetkili en az bir kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirleyecek ve bu kişinin iletişim bilgilerini kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecektir. Temsilci bulundurma zorunluluğunun şartlarını taşımasına rağmen Türkiye’de temsilci bulundurmayan sosyal medya platformları 5 aşamalı olarak temsilci bulundurmaya zorlanacaktır: 


»30 günlük süre verilerek bu şartın yerine getirilmesi istenecek, süresi içerisinde gerekli adım atılmaz ise 10 milyon TL idari para cezası uygulanacaktır.
»İdari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülük yine yerine getirilmez ise, bu kez 30 milyon TL tutarında bir idari para cezası kesilecektir.
»İkinci idari para cezası kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde temsilci bulundurma zorunluluğunu yerine getirmeyen platformlara bu kez Başkan tarafından reklam yasağı getirilerek temsilci bulundurmaya zorlanacaklardır.
»Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde hala temsilci bulundurmayan yurt dışı sosyal ağ düzenleyicilerine %50 oranında internet trafiği bant genişliğinin daraltılması cezası uygulanacaktır.
»Son olarak, %50 bant genişliğinin daraltılması cezasının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde Türkiye’de temsilci bulundurma zorunluluğunu yerine getirmeyen sosyal medya sağlayıcıları için hâkim kararıyla %90 oranında bant genişliğinin daraltılması idari yaptırımı uygulanacaktır.

  • Yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, içeriklere yönelik olarak kişiler tarafından yapılacak başvurulara, başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermekle yükümlüdür. Düzenlemenin yürürlük tarihi olan 01.10.2020’den itibaren 3 ay içerisinde bu hususa ilişkin gerekli çalışmaların tamamlanması gerekmektedir.
  • Yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, kendisine bildirilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve içeriklere ilişkin kişiler tarafından yapılan başvurulara ilişkin Türkçe hazırlanmış raporları altı aylık dönemlerle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na bildirecektir. Hazırlanacak ilk rapor 2021 yılı Haziran ayında Kurum’a bildirilecek ve internet sitesinde yayınlanacaktır.
  • Yurt içi veya yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, Türkiye’deki kullanıcılarının verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri alacaktır.
  • Hukuka aykırılığı hakim veya mahkeme kararı ile tespit edilen içeriğin sosyal ağ sağlayıcıya bildirilmesi durumunda, bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriği çıkarmayan veya erişimi engellemeyen sosyal ağ sağlayıcı, doğan zararların tazmin edilmesinden sorumlu tutulacaktır. Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki sosyal ağ sağlayıcıların hukuki sorumluluğuna gidilebilmesi için dava açılması şartı aranmayacaktır.

III.UNUTULMA HAKKI’NA İLİŞKİN KİŞİSEL VERİLERİ KORUMA KURULU TARAFINDAN KAMUOYU DUYURUSU YAYIMLANMIŞTIR

Kişilerin medya kuruluşlarına ait çeşitli internet sitelerinde yer alan haberlerde geçen ad ve soyadlarının ya da haberlerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) hükümleri kapsamında silinmesinin talep edildiği başvurulara ilişkin 23.06.2020 tarihli ve 2020/481 sayılı karar Kurul tarafından verilmiş olup, söz konusu karar hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”) tarafından 17.07.2020 tarihinde kamuoyu duyurusu yayımlanmıştır.

Kurum’a intikal eden ilgili başvurular, Kurul tarafından Unutulma Hakkı kapsamında bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Kurul vermiş olduğu kararda Unutulma Hakkı’nın, çeşitli yargı kararları ve uluslararası kurumların görüşleri doğrultusunda literatürde “bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki bilgilerinin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını ya da gündeme getirilmemesini talep edebilmesi” olarak tanımlandığını ifade etmiştir.

Unutulma Hakkı çerçevesinde Kurul ilk olarak, “... Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” şeklindeki Anayasa’nın 20.i maddesi uyarınca kişilere kişisel verilerinin silinmesini talep etme hakkının tanınmakta olduğunu belirtmiştir. İşbu anayasal hükmün yanında ayrıca Unutulma Hakkı’nın yasal dayanaklarına, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11/1(e) bendi ve Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik’in 8’inci maddesi de gösterilmiştir.

Türk Hukuku’ndaki mevcut ilgili düzenlemelerin yanında, Kurul tarafından ayrıca Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın internet ortamında yer alan ilgisiz, geçersiz veya güncel olmayan kişisel verilere yönelik bağlantıların bireylerin talebi durumunda arama motorlarından kaldırılmasının zorunlu olduğuna hükmettiği Google-İspanya kararına ve Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’nde (GDPR)  yer alan hükümlere atıfta bulunulmuştur.

Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde Kurul tarafından aşağıdaki hususlara ilişkin karar verilmiştir:

  • Arama motorlarından ad ve soyadı ile yapılan aramalarda kişinin kendisiyle bağlantılı sonuçlara ulaşılmamasını isteme hakkının indeksten çıkarılma talebi olarak nitelendirilmiştir.
  • Arama motorları Kişisel Verilerin Korunması Kanunu 3. maddesindeki tanım çerçevesinde veri sorumlusu olarak kabul edilmiştir. Ayrıca ortaya konulan faaliyetler yine aynı Kanun’un 3. maddesi kapsamında kişisel veri işleme faaliyeti olarak değerlendirilmiştir.
  • Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca kişiler söz konusu taleplerini ilk olarak arama motorlarına iletmelilerdir. Veri sorumlusu olarak kabul edilen arama motorlarının kendilerine yapılan talepleri reddetmeleri veya cevap vermemeleri halinde ise kişilerce Kurul’a şikayette  bulunulabilecektir. İlgili kişiler, Kurul’a başvuruda bulunurken aynı zamanda doğrudan yargı yoluna da başvurabilecektir.
  • Yapılacak başvurunun şekli ve istenilecek bilgi ve belgeler arama motorları tarafından belirlenecektir.
  • Kararda yer alan usul ve esaslar arama motoru işleticisi şirketlere bildirilecek ve ilgili kişilerce internet siteleri üzerinden unutulma hakkının uygulanabilmesini teminen iletişim kanallarının vatandaşlar tarafından da kullanılabilmesine yönelik gerekli aksiyonların alınması sağlanacaktır.


Kurul, bu konuya ilişkin taleplerin değerlendirilmesi aşamasında kişilerin temel hak ve özgürlükleri ile kamunun söz konusu bilgiyi edinmesinden sağlayacağı menfaatler arasında bir denge testi yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu incelemenin yapılması esnasında uygulanması gereken kriterlere ise kamuoyu duyurusunun ekinde yer verilmiştir. Aşağıda yer verilen bu kriterlerin Kurul tarafından şikayetlerin değerlendirilmesi sürecinde dikkate alınacağı, ayrıca veri sorumlularına yapılacak Unutulma Hakkı kapsamındaki başvurularda da uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

  • İlgili kişi kamusal yaşamda önemli bir rol oynuyor mu?


Bu kriter gereğince kişinin kamusal yaşamda ayırt edilebilir bir rolünün olup olmadığının değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Siyasetçilerin, üst düzey kamu yöneticilerinin, iş insanlarının, ünlü sanatçı ve sporcuların, dini liderlerin ve bazı meslekleri icra eden kişilerin kamusal hayatta rol oynadıkları kabul edilmektedir.

Kurul, kamusal yaşamda rol üstlenen kişilerin profesyonel hayatlarına ilişkin içeriklerin kamunun bilgisine sunulmasını gerektiren bazı bilgileri de içerebileceğini belirterek, Unutulma Hakkı kapsamında yapacakları başvuruların kabul görme olasılıklarının daha düşük olduğunu açıklamaktadır.

Buna karşılık ilgili kişinin özel yaşamı ile ilgili bilgilere ilişkin başvurularında, değerlendirmeye konu verilerin kaldırılma olasılığının daha yüksek olduğu belirtilmektedir.

  • Arama sonuçlarının öznesi çocuk mu?

Reşit olmayanlara, diğer bir ifade ile çocuklara ilişkin bu yöndeki taleplerin değerlendirilmesinde “Çocuğun Üstün Yararı” ilkesinin göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir.

  • Bilginin içeriği doğru mu?


Yayımlanan içerik gerçeği yansıtmıyorsa ve bu durum ilgili kişi hakkında doğru olmayan bir izlenim edinilmesine neden oluyorsa, söz konusu bilgiye ilişkin bağlantı kaldırılması taleplerinin uygun görülmesinin daha olası olacağına dikkat çekilmiştir.
 
Bilginin salt doğru nitelik taşıması kişi tarafından yapılacak başvurunun olumsuz değerlendirilmesine dayanak teşkil edemeyecektir. Nitekim Kurul kararında atıf yapılan Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 05.06.2017 tarihli 2016/15510 E. 2017/5325 K. Sayılı kararında bir internet sitesinde yer alan haberin güncellik değeri yitirildiği ifade edilmiş olup, haberin yayımlandığı tarihte gerçeklik ve doğruluk kriterlerini karşılamasının artık bir öneminin kalmadığı belirtilmiştir.

Ayrıca, ilgili kişinin kendisi hakkında yanlış bir bilginin olduğunu ileri sürmesi durumunda bu iddianın ispat edilmesi gerektiği Kurul tarafından açıklanmaktadır.

  • Bilgiler kişinin çalışma hayatı ile ilgili mi?


Diğer bir kriter, içeriğin ilgili kişinin iş yaşamı ile mi yoksa özel yaşamı ile mi ilgili olduğuna yöneliktir. Kamu hayatında rol oynamayan bir kişinin özel hayatına dair bilgiler alakasız olarak kabul edilebilecektir.

Kişinin profesyonel yaşamına ilişkin yer alan içerikler açısında ise olması gerekenden fazla bilgi içerip içermediğinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.

  • Arama sonuçlarında yer alan bilgi ilgili kişi hakkında hakaret, onur kırıcı, iftira niteliği taşıyor mu?

Kişi hakkında hakaret, nefret söylemi içeren, onur kırıcı ya da aşağılayıcı ifadeler bulunan içeriklerin bağlantılarının kaldırılması konusunda veri sorumlusuna başvuru yapılır ise, veri sorumlusunun bu başvuruları reddetmesi halinde mahkemeler vasıtasıyla konunun çözüme kavuşturulmasının daha yerinde olacağı belirtilmektedir.

  • Arama sonuçlarında yer alan bilgi özel nitelikli kişisel veri niteliği taşıyor mu?


Kanunu’nun 6. Maddesi uyarınca özel nitelikli kişisel verilere ilişkin “Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.” tanımına yer verilmiştir.
Özel nitelikli kişisel verilerin kaldırılması olasılığının ise daha yüksek olduğu Kurul tarafından ifade edilmektedir. Buna karşılık, kamuya mal olmuş kişilerin özel nitelikli verileri söz konusu olduğunda toplumun bu bilgilere erişmedeki menfaatinin ilgili kişinin haklarına üstün gelip gelmediğinin değerlendirilmesi gerekecektir.

  • Arama sonuçlarında ulaşılan bilgi güncel mi?


Verinin yayımlanmasından sonra aradan geçen zaman verinin güncel olma özelliğini yitirmesine neden olabilmektedir. Bu durumda da verinin işlenme amacı ile olan bağ kopabilmektedir. Sonuç itibariyle, aradan geçen zaman içeriğin çıkarılması taleplerinin kabul edilme ihtimalini artıran bir unsur olarak görülmektedir.

Kurul kararında yer verilen Anayasa Mahkemesi’nin 03.03.2016 tarihli ve 2013/5663 Başvuru numaralı kararında güncellik konusuna değinilmiştir. Bu kararda “Başvuru tarihi itibariyle söz konusu haberin yaklaşık on dört yıl önceki bir olaya ilişkin olduğu ve böylelikle güncelliğini yitirdiği açıktır. İstatistiki ve bilimsel amaçlar yönünden de yukarıda ifade edilen gerekçelerle bu bilgilere internet ortamında kolaylıkla ulaşılmayı gerekli kılan bir neden bulunmamaktadır. Bu bağlamda kamu yararı bakımından siyasi veya medyatik bir kişiliğe sahip olmayan başvurucu hakkında internet ortamında yayınlanan haberlerin kolaylıkla ulaşılabilirliğinin başvurucunun itibarını zedelediği açıktır.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Yukarıda diğer kriterlerde bahsedildiği üzere, yine kamuoyunca tanınan kişilere ilişkin veriler ya da tarihsel ve bilimsel verilerin ise değerlendirmesi farklı olabilecektir.

  • Arama sonucunda ulaşılan bilgi kişi hakkında önyargıya sebep oluyor mu?


Zor olmakla birlikte, talebin değerlendirilebilmesi için iddianın kanıtlanabilir nitelikte olması gerekmektedir.

  • Arama sonucunda yer alan bilgi kişi açısından bir risk doğuruyor mu?


Arama sonucunda elde edilen bilgiler kişinin kimliğinin çalınması veya takip edilmesi gibi riskleri açık hale getiriyorsa söz konusu bilgilerin kaldırılması gerekebilecektir.

  • Bilgi kişinin kendisi tarafından mı yayımlandı?


Kişi tarafından ya da onun açık rızasıyla yayımlanan bilgiler bulundukları yerden kendileri tarafından kaldırılabiliyorsa, bu yöndeki talepler olumsuz değerlendirilebilecektir.

Ancak, ilk aşamada verilen açık rızanın daha sonradan geri alınması imkanı kişiye tanınmamış olması durumunda iletilecek talebin olumlu değerlendirilme olasılığı yüksek olacaktır.

  • Orijinal içerik gazetecilik faaliyeti kapsamında işlenen verileri mi kapsıyor?

Bağlantıların kaldırılmasına ilişkin taleplerin değerlendirilmesinde bilginin kaynağı ve yayımlanma amacı önem arz etmektedir. Nitekim ifade özgürlüğü çoğulcu ve anayasal demokrasinin temel taşıdır.

Basın özgürlüğü de bir temel hak ve özgürlüktür. Bu kriter çerçevesinde Kurum, haber ve fikirlerin yayılmasını ve bunların kamunun ulaşmasını kolaylaştıran internetin toplum hayatındaki önemli rolüne dikkat çekmektedir. İnternet üzerinde arşiv oluşturmanın ise aktüalitenin ve haberlerin saklanmasına ve erişilebilirliğine hizmet ettiği belirtilmiştir.

Buna göre Anayasa’da koruma altına alınan şeref ve itibarın korunmasını isteme hakkı ile basın özgürlüğü ve bu özgürlükle bağlantılı olarak ifade özgürlüğü arasında belli kriterler çerçevesinde bir denge kurulması gerektiği dile getirilmektedir.

Sonuç olarak, olayların kendi özelliklerine göre inceleneceği ve her bir somut olay nezdinde farklı sonuçlara ulaşılabileceği vurgulanmıştır. Böylece kamunun arama sonuçlarına erişiminin sağlanmasına daha ağırlık verilebileceği gibi, başkalarının özel ve aile hayatlarının korunması için konulan sınırların da aşılmaması gerektiği belirtilmiştir.

  • İlgili kişiye ilişkin bilgilerin yayımlanmasında yasal bir zorunluluk var mıdır?


Yasal bir zorunluluk nedeniyle kendisine yetki tanınan kuruluşlar tarafından belirli bir verinin yayımlanması zorunluluğu varsa ve bu zorunluluk geçerliliğini sürdürüyorsa, bu durum ilgili kişinin kendisi ile ilgili arama sonuçlarının kaldırılması yönündeki talebinin değerlendirilmesinde olumsuz bir etken olarak görülecektir.

  • İlgili kişi ile ilgili bilgi ceza gerektiren bir suçla mı ilgili?

Kurum, bu kriter çerçevesinde üzerinden belirli bir zaman geçmiş göreceli küçük suçlarla ilgili arama sonuçları bağlantılarının kaldırılmasına yönelik taleplerin kabul edilmesi olasılığının yüksek olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık yakın zamanda gerçekleşen ve daha ciddi suçlarla ilgili olanların ise kabul görme olasılığının düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

IV.AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN ÜÇÜNCÜ TARAF ÜLKELERE KİŞİSEL VERİLERİN AKTARIMI KONUSUNDA ÖNEM ARZ EDEN SCHREMS II KARARI, AVRUPA BİRLİĞİ ADALET DİVANI TARAFINDAN YAYIMLANMIŞTIR

Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından 16 Temmuz 2020 tarihinde “Schrems II” olarak adlandırılan karar yayımlanmıştır. Kararda Avrupa Birliği’nden Amerika Birleşik Devletleri’ne veri transferi yapılmasını sağlayan 2016/1250 Sayılı Gizlilik Kalkanı (“Privacy Shield”) kararının yürürlükten kaldırıldığı açıklanmıştır.

Gizlilik Kalkanı kararı, Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”) 45. maddesi uyarınca alınmış bir “Yeterlilik Kararı” niteliğindedir. İşbu hüküm uyarınca “Komisyonun bir üçüncü ülke veya söz konusu üçüncü ülke dahilindeki bir bölge veya bir ya da daha fazla sayıda sektörün ya da uluslararası bir kuruluşun yeterli düzeyde bir koruma sağladığına karar verdiği hallerde, bu ülke veya uluslararası kuruluşa yönelik bir kişisel veri aktarımı gerçekleşebilir…” düzenlemesine yer verilmiş olup, koruma düzeyinin yeterliliği konusunda gözetilmesi gereken hususlar şu şekildedir:

“(a)    hukukun üstünlüğü, insan hakları ve temel özgürlüklere saygı, kamu güvenliği, savunma, milli güvenlik ve ceza hukuku ile kamu kuruluşlarının kişisel verilere erişimi de dahil olmak üzere hem genel hem de sektörel mevzuatın yanı sıra söz konusu mevzuatın uygulanması, bir ülke veya uluslararası kuruluşta toplanan kişisel verilerin başka bir üçüncü ülke veya uluslararası kuruluşa transit aktarımına yönelik kurallar da dahil olmak üzere veri koruma kuralları, mesleki kurallar ve güvenlik tedbirleri, içtihadın yanı sıra etkili ve uygulanabilir veri sahibi hakları ile kişisel verileri aktarılmakta olan veri sahiplerine yönelik etkili idari ve adli tazmin;
(b)    üçüncü ülkede bulunan veya bir uluslararası kuruluşun tabi olduğu ve yeterli uygulatma yetkileri dahil olmak üzere veri koruma kurallarına uyumluluk sağlanması ve sağlatılması, haklarının kullanımı hususunda veri sahiplerine destek olunması ve tavsiyede bulunulması ve üye devletlerin denetim makamları ile işbirliği yapılmasından sorumlu olan bir veya daha fazla sayıda bağımsız denetim makamının varlığı ve etkili bir şekilde işlev göstermesi ve
(c)    ilgili üçüncü ülke veya uluslararası kuruluşun altına girdiği uluslararası taahhütler veya yasal bağlayıcılığı olan sözleşmeler veya belgelerin yanı sıra kişisel verilerin korunması ile ilgili olanlar başta olmak üzere çok taraflı veya bölgesel sistemlere katılımından kaynaklanan diğer yükümlülükler.”

Söz konusu hüküm göz önünde bulundurulduğunda, Gizlilik Kalkanı kararının kaldırılması ile ABD’de yerleşik üçüncü taraflara aktarılan kişisel verilerin durumunun artık GDPR’da düzenlenen koşulları sağlamadığı anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda, AB’den ABD’ye yapılacak veri aktarımlarında GDPR’ın aradığı yeterli koruma kriteri artık Gizlilik Kalkanı kararı ile sağlanamayacaktır.

Kararda ayrıca, güvenli olduğu düşünülmeyen üçüncü ülkelere kişisel verilerin aktarılması durumunda GDPR’a uyumlu sözleşmesel yükümlülükler sayesinde aktarılan verileri koruyan, Avrupa Birliği Komisyonu tarafından belirlenen Standart Sözleşme Maddeleri hakkında da değerlendirme yapılmıştır. Buna göre Standart Sözleşme Maddeleri mekanizmasını düzenleyen 2010/87 sayılı Avrupa Komisyonu kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak, söz konusu mekanizmanın uygulanabilmesi için aşağıdaki hususlara da dikkat çekilmiştir:

  • Kişisel veri denetleyicisi ve alıcılarından, Standart Sözleşme Maddeleri kullanılmadan önce AB uygulamalarının gerektirdiği koruma düzeyine üçüncü taraf ülkesinde uygun hareket edildiğinin doğrulanması beklenmektedir.
  • Standart Sözleşme Maddelerinin üçüncü taraf ülkede yeterli düzeyde koruma sağlayamadığı durumlarda, veri sorumluları ek tedbirlere başvurabilecektir.
  • Üçüncü taraf ülkelerinde yeterli bir koruma düzeyinin sağlanamaması durumunda, bu yolla yapılan veri aktarımı veri sorumlusu tarafından askıya alınmalı veya sona erdirilmelidir.


Bu çerçevede Standart Sözleşme Maddeleri aracılığıyla kişisel verilerin ihraç edilmesi durumunda, üçüncü taraf ülkede mevcut tüm koşul ve şartlar dikkate alınıp değerlendirme yapılarak bir yol haritasının çizilmesi gerekmektedir. Nitekim bu değerlendirmenin yapılmasının ve gerekli ek önlemlerinin alınmasının birincil sorumluluklardan olduğu vurgulanmıştır.
 
Önemle belirtmek gerekir ki, Gizlilik Kalkanı kararı herhangi bir uyumluluk süresi öngörülmeksizin geçersiz kılınmıştır. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın vermiş olduğu Schrems II kararı sonrasında, Gizlilik Kalkanı esas alınarak yapılacak herhangi bir kişisel verinin aktarımı derhal ihlal teşkil edebilecektir.

V.REKABET KURUMU TARAFINDAN E-PAZARYERİ PLATFORMLARI HAKKINDA SEKTÖR İNCELEMESİ BAŞLATILMIŞTIR

Rekabet Kurumu tarafından 16.07.2020 tarihinde e-pazaryeri platformlarına yönelik olarak 11.06.2020 tarih ve 20-28/353-M sayılı karar ile sektör incelemesi başlatıldığı duyurulmuştur. Duyuruda e-pazaryerlerinin, sahip oldukları platform ekonomisi işleyiş ve etkileri nedeniyle geleneksel piyasalardan ayrışan, benimsedikleri iş modelleri ve pazar davranışları ile yeni ekonominin rekabetçi düzenini belirleyen öncü piyasa aktörlerinden olduğu ifade edilmiştir.

Yayımlanan duyuru çerçevesinde pazarda hem platform sahibi hem satıcı olarak yer alınmasına dayanan iki taraflı rollerin etkisiyle pazar güçlerinin kötüye kullanımı endişesi ilk olarak dile getirilmiş olup, ayrıca e-pazaryerlerinin fiyatlama, platform hizmetleri ve tedarik davranışları yoluyla dışlayıcı ve/veya sömürücü uygulamalarda bulunabileceklerine dikkat çekilmiştir.
 
Sektör incelemesine dayanak teşkil eden yukarıdaki temel gelişme ve endişelere göre, e-pazaryerlerinin yol açtığı rekabet karşıtı etkilerin anlaşılması, böylece bunlara yönelik etkin politikaların belirlenmesinin sağlıklı bir rekabetçi düzene sahip olunmasında önemli bir adım olduğu tespit edilmiştir. E-pazaryeri platformları sektör incelemesinin ise Rekabet Kurulu tarafından bu sebeple başlatıldığı belirtilmiştir.
 
Duyuruda belirtildiği üzere Rekabet Kurumu, azami katılım ve veri derinliğinin sağlanması adına e-pazaryerlerinin yanı sıra bu platformlar üzerinden satış yapan tedarikçiler ile bunları temsil eden teşebbüs birliklerinin bilgilerine başvurulmasını da hedeflemektedir.

VI.HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI TARAFINDAN VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 519) YAYIMLANMIŞTIR


30.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 519) ("Tebliğ") yayımlanmıştır.

Tebliğ'in "Giriş ve Amaç" başlığında, vergi ziyaı çerçevesinde ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlamaya yönelik idarece gerçekleştirilen işlemlerin ilgili süreçleri uzatabildiği ifade edilmiş olup, bu doğrultuda 09.08.2016 tarihli ve 29796 sayılı Resmi Gazete’de 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 370'inci maddesinin yeniden "İzaha davet" başlığı altında düzenlendiği belirtilmiştir.

Vergi ziyaına yönelik emareler hakkında mükelleflerden açıklama talep edilmesi olarak tanımlanan İzaha Davet müessesesinin amacı ise vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk edilmesini önlemek veya vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda mükellefleri belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle daha ağır müeyyidelerden korumak olarak belirtilmiştir.

Yayımlanan Tebliğ ile birlikte aşağıdaki hususlar düzenlenmiştir:

  • Ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek merci,
  • Yapılacak ön tespitin ve izaha davetin şekli ve kapsamı;
  • Davet yapılacaklar;
  • Yapılan izahın değerlendirilme süresi;
  • Yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler, ve
  • Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar.


VII.SERMAYE PİYASASI KURULU TARAFINDAN PAY TEBLİĞİ’NDE (VII-128.1) DEĞİŞİKLİK GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR

Sermaye Piyasası Kurulu ("Kurul") tarafından 24.07.2020 tarihli Resmi Gazete'de "Pay Tebliği (VII-128.1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (VII-128.1.d)"yayımlanarak, Pay Tebliği (VII-128.1)'nin ("Tebliğ") 27'inci maddesi yeniden düzenlenmiştir.


Söz konusu değişiklik ile birlikte payları borsada işlem gören ortaklıkların;

-Ortaklık sermayesinin %20'sinden fazlasına tek başına veya birlikte hareket ettikleri kişilerle beraber doğrudan sahip olan, veya
-Yönetim Kurulu üyelerinden en az birisini seçme veya Genel Kurul'da aday gösterme hakkını veren imtiyazlı paylara sahip olan

pay sahipleri tarafından herhangi bir 12 aylık dönem içerisinde sermayesinin %10'unu aşan pay satışının gerçekleştirilmesi durumunda, Pay Satış Bilgi Formu ("Form") düzenlenecek ve satış öncesinde Kurul'un onayına sunulacaktır.
Formun düzenlenmesi ve satış öncesinde Kurul'un onayına sunulması zorunluluğu değişiklik öncesinde de bulunmaktaydı. Ancak bu zorunluluk sadece yönetim kontrolüne sahip ortaklar tarafından gerçekleştirilecek satışlar için söz konusuydu.

Yayımlanan değişiklikle birlikte ise kapsam genişletilmiş olup, yönetim kontrolüne sahip olunmasa dahi yukarıda yer verilen kriterlerin sağlanması durumunda Form'un düzenlenerek Kurul'dan onay alınması gerekecektir.

Tebliğ'in yeniden düzenlenen 27'nci maddesinde ayrıca bahsi geçen ilgili oranların hesaplanması yöntemlerine, yukarıdaki birinci kriterde yer alan birlikte hareket edildiği kabul olunacak gerçek ve/veya tüzel kişilere, yükümlülük kapsamına girmeyecek olan işlemlere ve yükümlülüğe tabi olmayacak tüzel kişi ve diğer pay sahiplerine ilişkin ayrıntılar mevcuttur.

VIII.İŞTEN ÇIKARMA YASAĞI, NAKDİ ÜCRET DESTEĞİ VE KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ SÜRESİ 1 AY DAHA UZATILMIŞTIR

31.07.2020 tarihinde yayımlanan 2810 ve 2811 sayılı Cumhurbaşkanı kararları uyarınca işten çıkarma yasağı, nakdi ücret desteği ve kısa çalışma ödeneği süreleri 1 ay daha uzatılmıştır.

Bu çerçevede, 30.06.2020 tarihine kadar kısa çalışma başvurusunda bulunan iş yerleri için yeni bir başvuru ve uygunluk tespiti gerekmeksizin ve daha önce kısa çalışmadan yararlanan aynı çalışanlar için aynı şartlar altında;

  • 31.07.2020 tarihinden önce kısa çalışma uygulaması biten iş yerleri için 01.08.2020 tarihinden itibaren, ve
  • 31.07.2020 tarihi itibariyle kısa çalışma uygulaması devam eden iş yerleri için kısa çalışma uygulaması bitiş tarihinden itibaren başlamak üzere


1 ay uzatılmıştır.

Bülten içeriği, genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Detaylı bilgi ya da spesifik sorun veya sorularınız için hukukçunuzdan bilgi almanız gerekir.

 

Verda Hukuk & Danışmanlık Temmuz 2020 Hukuk Bülteni

/ Yasal Uyarı

Sayın Ziyaretçimiz;

Internet sitemizde bulunan bilgiler VERDA tarafından, Türkiye Barolar Birliği'nin meslek kuralları ve yürürlükteki Avukatlık Kanunu uyarınca sadece bilgi amaçlı olarak sunulmaktadır.

Bu Internet sitesinde yer alan bilgiler, reklam veya diğer bir ticari amaca hizmet etmemektedir ve bu amaçlarla veya Türkiye Barolar Birliği'nin meslek kurallarına aykırı herhangi diğer bir amaçla kullanılamaz. Ayrıca hiçbir şekilde hukuki tavsiye veya görüş teşkil etmez veya bunların yerine geçmemektedir. Burada yer alan bilgilerden hareketle VERDA ve ziyaretçi arasında avukat-müvekkil ilişkisi doğmaz. Son olarak, burada yer alan bilgiler zaman zaman güncel olmayabilir. Hukuki bir konuda sormak istedikleriniz için irtibat bilgilerimizden bize ulaşabilirsiniz.

VERDA’nın bilgisi ve önceden yazılı onayı olmaksızın, bu siteye atıf yapılamaz veya link verilemez.

Sitemizde yer alan tüm bilgiler, bültenler, marka ve logoya ilişkin tüm fikri mülkiyet hakları VERDA’ya aittir ve VERDA’nın önceden yazılı muvafakati olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz veya kullanılamaz.

Aşağıda detaylarını okuyabileceğiniz Gizlilik Politikamız kapsamında, sitemizi ziyaretiniz esnasında paylaşmış olduğunuz bilgilerin olması durumunda, söz konusu bilgiler sadece sizlerle irtibata geçmemizin gerekmesi halinde kullanılabilecektir. Bunun haricinde üçüncü kişilerle paylaşılmayacaktır.

Bu Yasal Uyarı ve Gizlilik Politikası’nda değişiklik yapma hakkımız olduğunu belirtir, olası değişikliklerin yine burada yayımlanacağının da altını çizmek isteriz.

kapat

/ Gizlilik Politikası

Sitemizi ziyaret etmeniz halinde bizimle her hangi bir kişisel veri paylaşmış olmuyorsunuz.

“İletişim” alanımızdan veya info@verdahukuk.com’a mail atılarak yapılan iş başvuruları kapsamında başvurucunun özgeçmişinde paylaşmış olduğu kişisel veriler (kimlik bilgileri, iletişim bilgileri, eğitim bilgileri gibi özgeçmişte bulunan tüm bilgiler) yalnızca iş başvurusu değerlendirmesinde işlenmektedir.

“Online Borç Ödeme” alanımızdaki uygulama üzerinden yapılan yönlendirmeyle yapılan ödemelerde, sisteme girilen kredi kartı bilgileri VERDA tarafından kaydedilmemektedir. Söz konusu alana yazılan ad, soyad ve irtibat bilgileri ise yalnızca, ödeme yapılan dosya kapsamında bilgi verilmesini gerektiren bir durum halinde, size ulaşabilmek amacıyla kaydedilmektedir.

Kişisel verileriniz, ilgili mevzuatın öngördüğü durumlarda düzenleyici denetleyici kurumlara ve resmi mercilere aktarılabilecektir.

İşlenen veriler ve bilgiler, yasal veya sözleşmesel dosyalama süresi sona erdiğinde tarafımızca uygun görülecek yöntemlerden biri ile silinecek, yok edilecek veya imha edilecektir.

Sitemizdeki çerezleri silebilir, devre dışı bırakabilir ya da engelleyebilirsiniz. Bilgisayarlarında çerez kullanımını devre dışı bırakmış ziyaretçilerimiz de internet sitesini kullanmaya devam edebilir. Ayrıca tüm ziyaretçilerimiz VERDA tarafından kendileri hakkında tutulan bilgileri görmek, değiştirmek ya da silmek için info@verdahukuk.com adresine e-posta göndererek talepte bulunabilirler. Talebin kimlik ve adres bilgilerinizi içermesi ve başvuruya kimliğinizi tevsik edici belgelerin de eklenmesi gerekmektedir.

kapat

/ Aydınlatma Metni & Çerezler

VERDA
(Rifaioğlu & Tahmaz Avukatlık Ortaklığı)

Kişisel Verilerin İşlenmesi Hakkında Aydınlatma Metni ve Çerez Politikası

İşbu metin VERDA tarafından 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ("KVKK") ve hukuki dayanağını ondan alan ikincil mevzuat ile Kişisel Verileri Koruma Kurulu ("KVK Kurulu") kararları (Hepsi birlikte "Veri Koruma Mevzuatı" olarak anılacaktır.) ve ilgili sair mevzuat hükümlerine uygun şekilde VERDA tarafından kişisel verilerinizin nasıl işlendiğine ilişkin olarak bilgilendirilmeniz için hazırlanmıştır.

Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları

Kişisel veriler, bu web sitesi ve sair iletişim kanalları aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, cep telefonu numaranız, adresiniz, e-posta adresiniz ve doğum tarihiniz gibi hizmetin içeriğine göre değişebilecek ve aralarında sağlık bilgileri gibi özel nitelikli kişisel veriler de bulunabilecek olan kişisel bilgilerinizdir.
VERDA tarafından Avukatlık Kanunu uyarınca sizinle sözleşme ilişkisi kurabilmek, sözleşmeleri ifa edebilmek, taleplerinizin değerlendirilmesi, sizi hukuki gelişmelerden haberdar edebilmek, web sitemizi ziyaretiniz sırasında sizi hatırlayarak çevrimiçi deneyiminizi geliştirmek amacıyla kişisel verileriniz Veri Koruma Mevzuatı'nın öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde işlenebilmektedir.

Talebinizin niteliğinin izin verdiği ölçüde, bizimle isimsiz olarak ya da bir takma isim aracılığıyla da iletişime geçebilirsiniz.

Kişisel Verilerin Aktarılması

Kişisel verileriniz; faaliyetlerimizin etkin şekilde yürütülebilmesi ve sözleşmesel yükümlülüklerimizin yerine getirilebilmesi yahut ilişkimizin için hizmetlerinden faydalandığımız gizlilik yükümlülüğü bulunan tedarikçilerimizle, iş ortaklarımızla, yetkili kamu kurum ve kuruluşlar yahut idari makamlar ile paylaşılabilir. Bu paylaşımlarda paylaşılan kişisel verilerin verilecek hizmetle sınırlı olmasına özen gösterilir.

Kişisel Verilerinizin Toplanma Yöntemleri ve Hukuki Sebepleri

Size ait kişisel veriler tarafınızca paylaşılmak yahut sözleşme ilişkimiz sırasında yapılacak e-posta, telefon görüşmeleri, hukuksal süreçlerin yürütülmesi sırasında yapılacak beyanlar dahil olmak üzere fiziksel yöntemler ile toplanabilecektir. Bunun yanı sıra web sitemize yaptığınız ziyaretler sırasında verileriniz otomatik yollarla da toplanabilecektir.
Kişisel verileriniz KVKK uyarınca (i) kanunlarda açıkça öngörülmesi, (ii) hukuki yükümlülüğümüzü yerine getirebilmek için zorunlu olması, (iii) hukuki hizmet yahut danışmanlık sözleşmelerimizin kurulabilmesi ve ifa edilebilmesi için gerekli olması (iv) yahut meşru menfaatlerimiz için işlenmesinin zorunlu olması (v) yahut açık rızanızın bulunması hallerinde sözü edilmiş hukuki sebeplere dayalı olarak işlenmektedir.

Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi

Kişisel verileriniz KVKK'nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re'sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

Çerezler

Çerezler web siteleri tarafından kullanıcıların sabit diskine yazılan küçük dosyalardır. Çerezlerde yer alan bilgiler web sitesini daha rahat kullanmanızı sağlar ve internet sayfalarımızın doğru gösterilmesini kolaylaştırır. Çerez dosyaları, sizi kişisel olarak tanımlayamaz. Web sitemize girdiğinizde kullandığımız çerezler vasıtasıyla, internet hizmet sağlayıcısının adı (ya da şirket ağları, şirket adı), daha önce ziyaret ettiğiniz web sitesi, bizim web sitemizde seçtiğiniz bilgiler, seçim yaptığınız tarih ve saat ve kullanmakta olduğunuz işletim sistemi ve tarayıcı versiyonu gibi şahsınızla doğrudan ilgili olmayan genel bilgiler otomatik olarak toplanmaktadır. Bu bilgiler isimsiz formda toplanıp anonim şekilde analiz edilir ve yalnızca web sitemizin çekiciliğini, içeriğini ve işlevselliğini geliştirmek amacıyla kullanılır. Başka işleme koyulmazlar veya üçüncü şahıslara iletilmezler.

Tarayıcı ayarlarınızı uygun şekilde değiştirerek, çerez dosyalarının sabit diskinize yazılmasını önleyebilirsiniz. Buna ilişkin bilgi tarayıcınızın kullanım kılavuzunda bulunmaktadır.
Bu web sitesi, Google, Inc. tarafından sunulan bir web analiz hizmeti olan Google Analytics'i kullanır. Google Analytics, web sitesinin, kullanıcıların siteyi nasıl kullandıklarını incelemesine yardımcı olmak için bilgisayarınıza yerleştirilmiş metin dosyaları olan çerezleri kullanır. Web sitesini kullanmanız hakkında çerez tarafından oluşturulan bilgiler (isimsiz IP adresiniz dahil), Google tarafından Amerika Birleşik Devletleri'ndeki sunuculara aktarılıp orada saklanacaktır. Google bu bilgileri web sitesini kullanmanızı değerlendirmek, web sitesi operatörleri için web sitesi aktivite raporlarını derlemek ve web sitesi aktivitesi ve internet kullanımına ilişkin başka hizmetler sunmak amacıyla kullanacaktır. Google ayrıca, yasa gereği bunu yapması gerekirse ya da üçüncü şahısların Google adına bu bilgileri işlediği hallerde bu bilgileri üçüncü şahıslara aktarabilir. Google, Google tarafından tutulan başka bir veri ile IP adresinizi ilişkilendirmez.

Tarayıcınızdaki ilgili ayarları seçerek çerez kullanımına itiraz edebilirsiniz ancak eğer bunu yaparsanız, bu web sitesinin fonksiyonlarını tam anlamıyla kullanamayabilirsiniz. Bu web sitesini kullanarak, yukarıda belirtilen şekilde ve amaçlar için Google tarafından sizinle ilgili verilerin işlenmesine ilişkin olarak, veri sorumlusu VERDA tarafından Veri Koruma Mevzuatı'nda belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda aydınlatıldığınızı kabul etmiş olursunuz.

Soru veya önerileriniz olması durumunda, info@verdahukuk.com adresine e-posta göndererek bizimle her zaman iletişim kurabilirsiniz.


Kişisel Verilerinize İlişkin Başvuru Hakkı

Hakkınızda tuttuğumuz kişisel verilerin doğru ve güncel olması önemlidir. Bu nedenle kişisel verilerinizde bir değişiklik meydana geldiğinde lütfen bize bildiriniz.
KVK Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, kişisel verileri işlenen herkes info@verdahukuk.com  adresine e-posta göndermek suretiyle bize başvurarak kendisi ile ilgili aşağıda yer alan konularla ilgili taleplerde bulunabilir:

a) Kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme,
b) Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
c) Kişisel verilerinin işlenme amacı ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
d) Kişisel verilerinin yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri öğrenme,
e) Kişisel verilerinin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
f) Kişisel verilerinin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde bunların silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini isteme,
g) (e) ve (f) bentlerine uygun olarak yürütülen işlemlerin, kişisel verilerinin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
h) İşlenen verilerinin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle veri sahibinin aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
i) Kişisel verilerinin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması halinde zararın giderilmesini talep etme.
 
Kişisel Verilerinizin Güvenliği

Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.


Kişisel Verilerin Saklama Süresi

VERDA, kişisel verilerinizi sunduğu hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.


Bizimle İletişime Geçin
Bu metne yahut diğer veri koruma uygulamalarımıza ilişkin herhangi bir soru veya endişenizin bulunması halinde veya bir erişim talebinizin bulunması halinde, bize aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.

E-Posta: info@verdahukuk.com
Adres:  Hasanpaşa Mah. Lavanta Sokak No: 26 K: 3 Polat İş Merkezi Kadıköy / İstanbul
Telefon: 90 216 343 34 64 pbx
Faks: +90 216 343 35 64

kapat

/ COVID - 19

VERDA
COVID – 19 salgınından kaynaklanan risklere karşı aldığımız tedbirler kapsamında, ekibimizin ofiste bulunmaları gerekmedikçe çalışmalarına uzaktan devam edebilmeleri için  gerekli tüm teknolojik ve lojistik altyapı devrededir ve müvekkillerimize verilen hizmetlerin herhangi bir gecikme yaşanmaksızın devam etmesi için her türlü önlem alınmıştır. Hali hazırda ofisimizde fiziksel katılımla çalışma yapılmakta olup, binamızda ve çalışma ofislerimizde detaylı dezenfeksiyon işlemi yapılmıştır. Ayrıca ortak kullanım alanları günlük olarak dezenfekte edilmekte ve ozonlama işlemi yapılmaktadır.

kapat